
Doğumsal boyun kitleleri, anne karnındaki gelişim sırasında kaybolması gereken bazı yapıların doğumdan sonra da varlığını sürdürmesiyle ortaya çıkan şişliklerdir. Çoğunlukla çocukluk çağında fark edilseler de bazıları ilk kez ergenlikte ya da genç erişkin yaşta belirti verebilir. Büyük kısmı iyi huyludur; ancak enfeksiyona yatkın oldukları ve kendiliğinden kaybolmadıkları için çoğu zaman planlı bir cerrahi tedavi gerektirirler.
Doğumsal Boyun Kitleleri Nedir?
Bebek anne karnındayken boyun ve yüz bölgesi, “faringeal arklar” adı verilen kemer şeklindeki yapılardan gelişir. Tiroid bezi de dil kökünde oluşup ince bir kanal boyunca boynun ön tarafına iner. Gelişim tamamlandığında bu ara yapıların ve kanalların kaybolması beklenir. Kaybolmayan bir kanal kalıntısı, kist (içi sıvı dolu kese), sinüs (deriye açılan kör uçlu kanal) veya fistül (iki yüzey arasında açık kanal) olarak kalabilir.
Boyunda kitle, çocuklarda kulak burun boğaz muayenesine başvurunun sık nedenlerinden biridir. Çocuklarda boyun kitleleri en sık enfeksiyona bağlı lenf nodu büyümesinden kaynaklanır; doğumsal kitleler ise ikinci sırada yer alır. Bu yüzden ayırıcı tanı önemlidir: Doğumsal bir kist, enfekte olduğunda büyümüş bir lenf bezine çok benzeyebilir.
Kitlenin boyundaki yeri tanı için önemli bir ipucudur. Orta hatta yerleşen kitleler ile boynun yan tarafında yer alan kitleler genellikle farklı kökenlidir:
- Orta hat: Tiroglossal kanal kisti, dermoid kist
- Boynun yan tarafı: Brankial yarık kistleri, lenfatik malformasyonlar
- Kulak çevresi: Birinci brankial yarık anomalileri
Doğumsal Boyun Kitlelerinin Nedenleri
Bu kitlelerin temel nedeni, embriyonik gelişim sürecindeki küçük aksaklıklardır. Anne adayının gebelikte yaptığı bir hatayla ilişkili değildir ve çoğu zaman belirli bir sebep gösterilemez. Başlıca türleri şunlardır:
Tiroglossal Kanal Kisti
Çocuklarda en sık görülen doğumsal boyun kitlesidir. Tiroid bezinin dil kökünden boyna inerken izlediği kanalın kalıntısından gelişir. Genellikle boynun ön orta hattında, dil kemiği (hyoid kemik) hizasında yer alır. Kanal dil kemiğiyle yakın ilişkide olduğu için kist, yutkunurken ve dil dışarı çıkarıldığında yukarı doğru hareket eder. Bu özellik muayenede önemli bir ipucudur.
Brankial Yarık Kistleri
Faringeal ark yapılarının kalıntılarından gelişir ve boynun yan tarafında görülür. En sık tipi ikinci brankial yarık kistidir; boynun yan tarafında, kulağın altından köprücük kemiğine uzanan büyük boyun kasının (sternokleidomastoid kas) ön kenarı boyunca yerleşir. Birinci yarık anomalileri kulak çevresinde ve tükürük bezine yakın; üçüncü ve dördüncü yarık anomalileri ise daha çok boynun alt sol bölümünde görülür ve tekrarlayan tiroid iltihabıyla kendini gösterebilir.
Lenfatik Malformasyon
Eskiden kistik higroma olarak adlandırılan bu yapı, lenf damarlarının gelişim bozukluğudur. Çoğu doğumda fark edilir veya iki yaşından önce belirgin hale gelir. Yumuşak, ağrı yapmayan ve deri altında dalgalanma hissi veren bir kitle şeklindedir. İçindeki keseciklerin büyüklüğüne göre makrokistik ve mikrokistik olarak ayrılır. Büyük olanlar nadiren solunum yolunu ve yutmayı etkileyebilir.
Dermoid Kist
Deri ve deri eklerini içeren hücrelerin gelişim sırasında derin dokularda hapsolmasıyla oluşur. Genellikle çene altında, orta hatta yer alır; tiroglossal kanal kistinden farklı olarak dil hareketleriyle yer değiştirmez. Yavaş büyür ve içinde koyu, peynirimsi bir madde bulunur.
Daha Az Görülen Nedenler
Bebeklerde hemanjiyom gibi damarsal tümörler, timus kistleri ve yenidoğanda boyun kasında gelişen sertlik (fibromatozis kolli) de doğumla ilişkili boyun şişlikleri arasında sayılabilir. Bu durumların bir kısmı cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilir.
Doğumsal Boyun Kitlelerinin Belirtileri
Pek çok hastada tek belirti, boyunda fark edilen yumuşak, yuvarlak bir şişliktir. Şişlik yıllarca fark edilmeden kalabilir ve sıklıkla bir soğuk algınlığı ya da boğaz enfeksiyonunun ardından aniden büyüyerek dikkat çeker. Sık görülen belirtiler şunlardır:
- Boyunda, özellikle orta hatta veya yan tarafta ele gelen şişlik
- Üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra şişliğin büyümesi, kızarması ve hassaslaşması
- Deride küçük bir delikten zaman zaman sıvı veya iltihap gelmesi
- Tekrarlayan apse oluşumu
- Büyük kitlelerde yutma güçlüğü, nefes alırken ses çıkması veya beslenme sorunları
Enfeksiyon dönemlerinde kist ağrılı ve kırmızı hale gelebilir, ateş eşlik edebilir. Enfeksiyon geçtikten sonra şişlik küçülse de kist yerinde kalır ve yeni enfeksiyonlarla tekrar alevlenme eğilimi gösterir.
Yaşa Göre Ortaya Çıkış
Doğumsal boyun kitlelerinin fark edildiği yaş, türüne göre değişir. Lenfatik malformasyonlar bazen gebelikte yapılan ultrason incelemesinde, çoğunlukla da doğumda ya da ilk iki yaşta görülür. Tiroglossal kanal kistleri sıklıkla okul öncesi ve okul çağında, bir enfeksiyon sonrasında dikkat çeker. Brankial yarık kistleri ise daha geç, ergenlik ve genç erişkin döneminde belirginleşebilir. Bu nedenle “doğumsal” ifadesi, kitlenin mutlaka doğumda görüleceği anlamına gelmez; kökeninin doğum öncesi gelişime dayandığını belirtir.
Doğumsal Boyun Kitleleri Nasıl Teşhis Edilir?
Tanıda ilk adım, ayrıntılı bir hikâye ve fizik muayenedir. Şişliğin ne zaman fark edildiği, enfeksiyonlarla büyüyüp büyümediği, akıntı olup olmadığı sorgulanır. Kitlenin yeri, kıvamı, yutkunma ve dil hareketiyle yer değiştirip değiştirmediği değerlendirilir. Ağız, boğaz ve gırtlak da endoskopik olarak incelenebilir.
- Ultrasonografi: Çocuklarda ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir. Işın içermez, kitlenin kistik mi solid mi olduğunu ve çevre dokularla ilişkisini gösterir. Tiroglossal kanal kistinde normal yerinde bir tiroid bezinin bulunup bulunmadığı da ultrasonla kontrol edilir.
- Manyetik rezonans (MR): Özellikle lenfatik malformasyonların yaygınlığını ve derin dokulara uzanımını göstermede yararlıdır.
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Enfekte kitlelerde veya ameliyat planlamasında tercih edilebilir.
- Kan testleri: Enfeksiyon belirteçleri ve gerekirse tiroid fonksiyon testleri istenir.
Nadir durumlarda tiroglossal kanal kisti zannedilen kitlenin, aslında boyna inememiş ve tek çalışan tiroid dokusu olduğu ortaya çıkabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi tiroidin yerinin gösterilmesi önemli bir güvenlik adımıdır.
Erişkinlerde boynun yan tarafında ortaya çıkan kistik bir kitle her zaman brankial yarık kisti değildir. Özellikle kırk yaş üzerindeki kişilerde, bademcik veya dil kökü gibi bölgelerden kaynaklanan bir tümörün lenf noduna yayılımı da kistik görünüm verebilir. Bu nedenle erişkinlerde ayrıntılı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır ve gerekli görülürse ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi ile kitleden hücre örneği alınır.
Doğumsal Boyun Kitlelerinin Cerrahi Tedavisi
Doğumsal kistler kendiliğinden kaybolmaz ve tekrarlayan enfeksiyonlara yatkındır. Bu nedenle çoğu hastada kesin tedavi cerrahi olarak kistin ve varsa kanalının tamamen çıkarılmasıdır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve genellikle 2-3 saat sürer.
Ameliyat Zamanlaması
Kist enfekte olduğunda önce antibiyotik tedavisi uygulanır; gerekirse iltihap boşaltılır. Ameliyat, iltihap tamamen geçtikten sonra, genellikle birkaç hafta beklenerek planlanır. Aktif enfeksiyon döneminde yapılan cerrahi hem dokuların ayrılmasını zorlaştırır hem de nüks riskini artırabilir. Bu nedenle enfeksiyon geçirmeden önce, sakin dönemde yapılan planlı ameliyat tercih edilir.
Ameliyata Hazırlık
Ameliyat öncesinde çocuğun genel sağlık durumu değerlendirilir, gerekli kan testleri yapılır ve anestezi muayenesi tamamlanır. Ameliyattan önce belirli bir süre aç kalınması gerektiği için ailelere yazılı bilgi verilir. Çocuğa yaşına uygun, sakin ve dürüst bir dille ne olacağının anlatılması ameliyat günündeki kaygıyı azaltır. Yakın zamanda geçirilen ateşli bir hastalık veya öksürük varsa, ameliyatın ertelenmesi gerekebileceği için bu durum mutlaka bildirilmelidir.
Kitle Türüne Göre Ameliyat
- Tiroglossal kanal kisti: Sistrunk ameliyatı adı verilen yöntemle kist, kanal ve dil kemiğinin orta kısmı birlikte çıkarılır. Dil kemiğinin orta bölümünün de alınması, kanal kalıntısının geride kalmasını önleyerek tekrarlama olasılığını belirgin şekilde azaltır.
- Brankial yarık kistleri: Kist ve varsa uzandığı kanal, çevredeki damar ve sinirler korunarak bütün halinde çıkarılır. Bazen kanalın tamamını takip edebilmek için boyunda iki küçük kesi gerekebilir.
- Dermoid kist: Kist, duvarıyla birlikte çevre dokulardan ayrılarak tamamen çıkarılır.
- Lenfatik malformasyon: Büyük keseciklerden oluşan makrokistik tiplerde, kesecik içine ilaç verilerek büzüşmesini sağlayan skleroterapi çoğu zaman ilk seçenektir. Mikrokistik tiplerde veya skleroterapiye yanıt vermeyenlerde cerrahi uygulanır. Yaygın ve karmaşık olgularda ilaç tedavileri de seçenekler arasındadır.
Ameliyat Sonrası Süreç
Hastalar genellikle 1 gün hastanede gözlem altında kalır. Bazı hastalarda birikebilecek sıvının boşaltılması için ince bir dren kullanılır ve kısa süre içinde alınır. Çocuklar çoğunlukla aynı gün ağızdan beslenmeye başlar. Okula ve sosyal hayata dönüş genellikle 1 hafta içinde mümkündür; temas gerektiren sporlar için birkaç hafta beklenmesi önerilir. Kesi, boyun çizgilerine paralel planlandığı için iz zamanla belirginliğini yitirir.
Olası Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Doğumsal kist ameliyatları, deneyimli ellerde genellikle güvenle uygulanır. Bununla birlikte her ameliyatta olduğu gibi bazı riskler bulunur:
- Yara yerinde enfeksiyon, kanama veya sıvı birikmesi
- Kistin veya kanal kalıntısının geride kalmasına bağlı tekrarlama; özellikle daha önce enfekte olmuş veya ameliyat edilmiş kistlerde olasılık artar
- Brankial yarık ameliyatlarında yakın komşulukta bulunan sinirlerin etkilenmesi (nadir)
- Lenfatik malformasyonlarda kalıntı ve tekrar büyüme
Ailelerin, boyunda fark edilen ve kızaran, hızla büyüyen veya akıntı yapan şişliklerde kendi kendine sıkma ya da iğneyle boşaltma girişiminde bulunmaması gerekir. Ameliyat sonrası yüksek ateş, yarada kızarıklık ve akıntı, hızla artan şişlik veya nefes almada güçlük görülürse vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Doğumsal Boyun Kitleleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumun boynundaki kist kendiliğinden geçer mi?
Tiroglossal kanal kisti, brankial yarık kisti ve dermoid kist gibi doğumsal kistler kendiliğinden kaybolmaz. Enfeksiyon sırasında büyüyüp sonra küçülmeleri, kistin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Lenfatik malformasyonların ise küçük bir kısmında kendiliğinden gerileme görülebilir.
Ameliyat için çocuğun belirli bir yaşa gelmesi gerekir mi?
Kesin bir yaş sınırı yoktur. Kararı; kistin türü, büyüklüğü, enfeksiyon geçirip geçirmediği ve çocuğun genel durumu belirler. Enfeksiyona yatkın kistlerin, iltihaplanma tekrarlamadan sakin bir dönemde ameliyat edilmesi genellikle tercih edilir.
Boyunda kitle her zaman doğumsal mıdır?
Hayır. Çocuklarda boyun kitlelerinin en sık nedeni enfeksiyona bağlı lenf nodu büyümesidir. Erişkinlerde ise boyunda yeni fark edilen bir kitle, farklı nedenler açısından daha ayrıntılı araştırılır. Bu ayrımı yapmak için muayene ve ultrason gereklidir.
Ameliyattan sonra kist tekrarlar mı?
Kist ve kanalı tamamen çıkarıldığında tekrarlama olasılığı düşüktür. Tiroglossal kanal kistinde Sistrunk yönteminin uygulanması, nüks riskini belirgin olarak azaltır. Daha önce çok sayıda enfeksiyon geçirmiş kistlerde ise tekrarlama olasılığı biraz daha yüksektir.
Erişkin yaşta da doğumsal kist çıkabilir mi?
Evet. Özellikle brankial yarık kistleri sıklıkla ergenlik veya genç erişkin döneminde, bir boğaz enfeksiyonunun ardından büyüyerek fark edilir. Erişkinlerde boynun yan tarafındaki kistik kitleler, başka nedenleri dışlamak için dikkatle değerlendirilir.
Sonuç
KBB uzmanı Op. Dr. Tayfun Demirel, Ataşehir’deki muayenehanesinde çocuk ve erişkinlerde boyunda kitle şikâyetini muayene ve ultrason gibi tetkiklerle değerlendirmektedir. Kitlenin türüne, büyüklüğüne ve enfeksiyon öyküsüne göre takip veya ameliyat kararı ve ameliyatın zamanlaması kişiye özel olarak planlanır. Randevu ve bilgi için iletişime geçebilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için muayene gereklidir.
