Üst Solunum Yolu Alerjisi

Üst Solunum Yolu Alerjisi

Üst solunum yolu alerjisi, burundan gırtlağa kadar uzanan hava yolunun polen, ev tozu akarı, küf ve hayvan tüyü gibi maddelere karşı aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan ve tek bir organla sınırlı kalmayan bir alerji tablosudur. Burun akıntısı ve hapşırığın yanında sinüslerde dolgunluk, geniz akıntısı, boğazda kaşıntı, ses kısıklığı ve inatçı öksürük görülebilir. Bu tabloyu bütüncül değerlendirmek, eşlik edebilen astımın da zamanında fark edilmesini sağlar.

Üst Solunum Yolu Alerjisi Nedir?

Solunum yolu, burun deliklerinden akciğerlerdeki hava keseciklerine kadar kesintisiz bir tüp gibi düşünülebilir. Üst solunum yolu; burun boşluğu, burnu çevreleyen sinüsler, geniz (nazofarinks), yutak (farinks) ve ses tellerinin bulunduğu gırtlaktan (larenks) oluşur. Bu bölgelerin tamamı, benzer yapıda ve aynı bağışıklık hücrelerini barındıran bir mukozayla kaplıdır.

Alerjik yatkınlığı olan bir kişide solunan alerjen ilk olarak bu mukozayla temas eder. Bağışıklık sistemi zararsız maddeyi tehdit olarak algılayıp IgE antikorları üretir; sonraki temaslarda histamin ve benzeri maddeler salgılanarak iltihabi bir tepki başlar. Bu tepki çoğu zaman yalnızca burunda kalmaz, hava yolu boyunca farklı bölgelerde farklı şikâyetlerle kendini gösterir.

Birleşik Hava Yolu Kavramı

Günümüzde üst ve alt solunum yollarının tek bir bütün olarak ele alınması gerektiği kabul edilmektedir. “Birleşik hava yolu” adı verilen bu yaklaşıma göre burundaki alerjik iltihap ile bronşlardaki alerjik iltihap aynı sürecin iki ayrı yüzüdür. Burnu iyi kontrol edilmeyen bir hastada astım kontrolü de zorlaşabilir; burun tedavisinin düzenli yapılması ise çoğu hastada alt solunum yolu şikâyetlerinin hafiflemesine katkı sağlar.

Çalışmalar astımlı hastaların büyük çoğunluğunda burun alerjisi bulunduğunu, alerjik riniti olan kişilerin de önemli bir kısmında astım geliştiğini ya da eşlik ettiğini göstermektedir. Bu nedenle burun ve boğaz alerjisi olan her hasta, nefes darlığı ve hışıltı açısından da sorgulanmalıdır.

Bu tablo her yaşta görülebilir. Çocuklukta egzama ile başlayıp burun alerjisi ve astımla devam eden süreç, “alerjik yürüyüş” olarak tanımlanır. Ailesinde alerji öyküsü olanlar, kentsel ve kirli havada yaşayanlar ile sigara dumanına maruz kalan çocuklar daha fazla risk altındadır.

Üst Solunum Yolu Alerjisi Nedenleri

Alerji, kalıtsal yatkınlık zemininde çevresel etkenlerle tetiklenir. Kişinin yaşadığı bölge, mevsim, ev koşulları ve mesleği hangi alerjenle ne kadar karşılaştığını belirler.

Solunum yoluyla alınan başlıca alerjenler şunlardır:

  • Polenler: İlkbaharda ağaç, yaz başında çayır-çimen, yaz sonunda yabani ot polenleri öne çıkar.
  • Ev tozu akarları: Yatak, yastık ve halılarda yaşayan, gözle görülmeyen canlılardır; yıl boyu şikâyete neden olur.
  • Küf mantarları: Rutubetli banyo, bodrum ve duvarlarda ürer.
  • Hayvan kaynaklı alerjenler: Kedi ve köpeklerin deri döküntüleri, tükürük ve idrar proteinleri.
  • Mesleki maddeler: Un, lateks, ahşap tozu ve bazı kimyasallar.

Alerji yapmasa da hava yolunu tahriş ederek tabloyu ağırlaştıran etkenler de vardır. Sigara dumanı, hava kirliliği, egzoz gazı, soğuk ve kuru hava, keskin kokular ve viral enfeksiyonlar hassaslaşmış mukozayı kolayca uyarır. Mide asidinin yemek borusundan yukarı kaçması (reflü) da gırtlakta alerjiye benzer şikâyetler oluşturabilir ve iki durum sıklıkla birbirine karışır.

Üst Solunum Yolu Alerjisi Belirtileri

Belirtiler, alerjinin hava yolunun hangi bölümünü daha çok etkilediğine göre değişir. Bir hastada birkaç bölge aynı anda tutulmuş olabilir.

Burun ve Sinüslerde

  • Hapşırık, sulu akıntı, kaşıntı ve tıkanıklık
  • Alın, yanak ve göz çevresinde dolgunluk, baskı hissi
  • Koku almada azalma
  • Tekrarlayan sinüzit atakları

Geniz, Boğaz ve Gırtlakta

  • Genizden boğaza süzülen akıntı ve sürekli boğaz temizleme ihtiyacı
  • Boğazda ve damakta kaşıntı, gıcık hissi
  • Özellikle gece ve sabah artan kuru öksürük
  • Ses kısıklığı, seste çabuk yorulma ve boğuklaşma
  • Boğazda yumru ya da takılma hissi

Kulak, Göz ve Genel Belirtiler

Alerjik şişlik, orta kulağı genize bağlayan östaki borusunun ağzını daraltabilir; bu durum kulakta dolgunluk, çıtırtı ve özellikle çocuklarda orta kulakta sıvı birikmesiyle sonuçlanabilir. Gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık da sık eşlik eder; göz ile burun arasındaki sinirsel refleksler ve gözyaşı kanalı yoluyla kurulan bağlantı, bu iki bölgenin birlikte etkilenmesinde rol oynar. Uykusu bölünen hastalarda gün içi yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve iş-okul veriminde düşme görülür.

Polen alerjisi olan bazı kişilerde elma, şeftali, kiraz veya fındık gibi çiğ besinler yendikten hemen sonra dudakta, dilde ve boğazda kaşıntı oluşabilir. “Oral alerji sendromu” denilen bu durum, polen ile besin proteinlerinin birbirine benzemesinden kaynaklanır ve genellikle hafif seyreder.

Hışıltılı solunum, göğüste sıkışma, eforla gelen nefes darlığı ve gece uykudan uyandıran öksürük ise alerjinin alt solunum yollarını da etkilediğini, yani astım gelişmiş olabileceğini düşündürür.

Üst Solunum Yolu Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir?

Teşhis, şikâyetlerin ayrıntılı dinlenmesiyle başlar. Belirtilerin mevsimle ilişkisi, ev ve iş ortamı, evcil hayvan teması, kullanılan ilaçlar, sigara alışkanlığı, ailede alerji ve astım öyküsü önemlidir.

KBB muayenesinde burun, geniz, boğaz ve gırtlak bütün olarak incelenir. Esnek ya da sert endoskoplarla yapılan değerlendirmede burun mukozasının görünümü, sinüs ağızları, geniz eti ve ses telleri gözlenir. Gırtlakta şişlik ve kızarıklığın alerjiye mi, reflüye mi bağlı olduğu bu muayenede ipucu verir.

Gerekli durumlarda şu tetkiklerden yararlanılır:

  1. Deri prik testi: Şikâyete yol açan alerjenlerin saptanmasında sık kullanılan, hızlı sonuç veren bir yöntemdir.
  2. Kanda total ve spesifik IgE: Deri testinin uygun olmadığı durumlarda tercih edilir.
  3. Solunum fonksiyon testi: Astım şüphesinde akciğerlerin hava akımı kapasitesini ölçer; gerekirse göğüs hastalıkları uzmanıyla birlikte değerlendirilir.
  4. Sinüs tomografisi: Kronik ya da tekrarlayan sinüzit düşünülen hastalarda istenebilir.
  5. Kulak testleri: Kulakta dolgunluk ve işitme azlığı olanlarda orta kulak basıncını ölçen timpanometri yapılabilir.

Tanı sürecinde benzer şikâyetler yaratan viral enfeksiyonlar, reflü, alerjik olmayan rinit ve sigaraya bağlı tahriş gibi durumların ayırt edilmesi tedavinin doğru yönlendirilmesi açısından önemlidir.

Üst Solunum Yolu Alerjisi Tedavisi

Tedavide amaç yalnızca burnu değil, hava yolunun tamamını kontrol altına almaktır. Bu nedenle plan; alerjenden korunma, uygun ilaçlar, gerekirse alerji aşısı ve eşlik eden astımın birlikte takibini kapsar.

Alerjenden Korunma ve Çevre Düzenlemesi

Alerjen tespit edildikten sonra ona maruziyeti azaltmak, ilaç ihtiyacını da azaltır. Polen mevsiminde pencereleri kapalı tutmak, akar alerjisinde yatak kılıfları kullanmak, evde nemi dengelemek ve sigara dumanından uzak durmak temel önlemlerdir. Yoğun polen günlerinde dış ortamda uzun süre kalmamak ve dönüşte yüzü ve burnu yıkamak da fayda sağlar.

İlaç Tedavisi

  • Kortikosteroid burun spreyleri: Burun ve sinüs mukozasındaki iltihabı azaltarak genizden akıntı ve öksürüğü de hafifletebilir.
  • Antihistaminikler: Hapşırık, kaşıntı ve akıntı ile göz şikâyetlerinde rahatlama sağlar.
  • Lökotrien düzenleyiciler: Özellikle alerjik rinit ile astımın birlikte bulunduğu hastalarda tercih edilebilir.
  • Tuzlu su ile burun yıkama: Salgıları ve alerjenleri temizleyerek diğer ilaçların etkinliğini artırır.
  • İnhaler ilaçlar: Astım tanısı konan hastalarda ilgili uzmanın önerisiyle tedaviye eklenir.

Gırtlak şikâyetleri ön plandaysa ses hijyeni, yeterli sıvı alımı ve gerekiyorsa reflü tedavisi de plana dahil edilir.

Alerji Aşısı (İmmünoterapi)

Belirli bir alerjene karşı hassasiyeti kanıtlanmış ve ilaçlarla yeterince rahatlamayan hastalarda alerji aşısı uygulanabilir. Deri altı enjeksiyon veya dil altı uygulama şeklinde, genellikle 3–5 yıl süren bu tedavi, bağışıklık sisteminin alerjene karşı toleransını artırmayı amaçlar. Uygun hastalarda burun şikâyetlerinin yanı sıra astım belirtilerinde de azalmaya katkı sağlayabileceği bildirilmektedir.

Çocuklarda Tedavi Yaklaşımı

Çocuklarda alerji belirtileri çoğu zaman tekrarlayan “soğuk algınlığı”, ağızdan nefes alma, horlama ve gece öksürüğü şeklinde fark edilir. Bu yaş grubunda alerjinin yanı sıra büyümüş geniz eti ve orta kulakta sıvı birikmesi de sıklıkla eşlik ettiği için muayene bu bölgeleri de kapsamalıdır. İlaç seçimi ve dozları çocuğun yaşına göre belirlenir. Alerji aşısı, uygun görülen çocuklarda genellikle okul çağından itibaren planlanabilir ve alerjik yürüyüşün ilerlemesini yavaşlatmaya katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Cerrahinin Yeri

Alerji cerrahiyle tedavi edilmez. Ancak alerjiye eşlik eden kalıcı konka büyümesi, septum eğriliği, polip veya kronik sinüzit gibi yapısal sorunlar varsa bunların düzeltilmesi hava akımını iyileştirir ve ilaçların hedef dokuya ulaşmasını kolaylaştırır.

Olası Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kontrol altına alınmayan alerji; kronik sinüzit, orta kulak sıvısı, ses sorunları, uyku bozukluğu ve astımın ağırlaşmasına zemin hazırlayabilir. Çocuklarda okul başarısını ve uyku düzenini, yetişkinlerde iş verimini etkileyebilir. Bu nedenle şikâyetlerin “nasılsa mevsimlik” diye geçiştirilmemesi önemlidir.

Reçetesiz alınan burun açıcı spreylerin uzun süre kullanılması, kendi kendine kortizon tableti kullanımı ve astım ilaçlarının şikâyet azalınca bırakılması sık yapılan hatalardır. Tedavinin düzenli sürdürülmesi ve belirli aralıklarla kontrol yapılması uzun vadede daha iyi kontrol sağlar.

Aşağıdaki durumlarda hızla sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Konuşmayı zorlaştıran nefes darlığı, dudaklarda morarma
  • Dil, dudak veya boğazda hızla gelişen şişlik ve yutma güçlüğü
  • Hışıltının ilaçlara rağmen artması
  • Üç haftayı aşan ses kısıklığı
  • Yüksek ateşle birlikte yüzde ağrı ve şişlik

Üst Solunum Yolu Alerjisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Alerji öksürük yapar mı?

Evet. Genizden boğaza süzülen akıntı, boğaz ve gırtlaktaki alerjik hassasiyet ya da eşlik eden astım kuru ve inatçı bir öksürüğe yol açabilir. Uzun süren öksürükte alerji, reflü ve astım birlikte değerlendirilmelidir.

Burun alerjisi astıma dönüşür mü?

Alerjik rinit astımın kendisi değildir; ancak astım gelişmesi için önemli bir risk etkenidir. Burun şikâyetlerinin düzenli tedavisi ve uygun hastalarda alerji aşısı, alt solunum yolunun korunmasına katkı sağlayabilir.

Alerji ses kısıklığı yapar mı?

Alerjik iltihap, geniz akıntısı, sık boğaz temizleme ve öksürük ses tellerini tahriş ederek boğuk ve çabuk yorulan bir sese neden olabilir. Üç haftadan uzun süren ses kısıklığında mutlaka gırtlak muayenesi yapılmalıdır.

Alerji ile soğuk algınlığı nasıl ayırt edilir?

Soğuk algınlığında hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik olur, şikâyetler genellikle 7–10 günde geçer. Alerjide ateş görülmez, kaşıntı belirgindir ve belirtiler alerjenle temas sürdükçe haftalarca devam eder.

Mevsim geçince ilaçlar bırakılabilir mi?

Yalnızca polen mevsiminde şikâyeti olan hastalarda ilaçlar, mevsim sona erip belirtiler geçtikten sonra hekimle konuşularak azaltılabilir. Yıl boyu süren alerjilerde ve astımı olan hastalarda ise tedaviyi kendi kendine bırakmak şikâyetlerin kısa sürede geri dönmesine yol açabilir.

Sonuç

Op. Dr. Tayfun Demirel, Ataşehir’deki muayenehanesinde alerjik şikâyetlerle başvuran hastaların burun, sinüs, geniz, boğaz ve gırtlak bölgelerini bütüncül olarak değerlendirmektedir. Gerekli tetkikler sonrasında alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve eşlik eden sorunlara yönelik seçenekler kişiye özel olarak planlanır; ihtiyaç halinde ilgili uzmanlarla iş birliği yapılır. Randevu için iletişime geçebilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için muayene gereklidir.

Bize Ulaşın

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz ?

Sorularınızı bizimle paylaşın. Randevu ve muayene süreci hakkında bilgi almak için formu doldurabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

+90 541 402 37 26 +90 541 402 37 26 info@tayfundemirel.com


    Bize Ulaşın !
    Hemen Randevu Al